Acele Kamulaştırmada Makul Süre ve Kamulaştırmasız El Atma
Acele kamulaştırma, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesinde düzenlenen ve yalnızca istisnai hâllerde başvurulabilecek bir kamulaştırma usulüdür. Bu yöntem, kamu yararının gerektirdiği acil durumlarda idareye taşınmaza hızlı şekilde el koyma imkânı tanımaktadır. Ancak bu yetki, kamulaştırma sürecinin belirsiz bir süre ertelenmesi amacıyla kullanılamaz.
Acele Kamulaştırma Kararından Sonra İdarenin Yükümlülüğü
Acele kamulaştırma kararı verilmesi, kamulaştırma işleminin tamamlandığı anlamına gelmez. İdarenin, acele el koyma kararını takiben kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili davasını makul süre içerisinde açması gerekmektedir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında, bu makul sürenin uygulamada yaklaşık altı ay olarak değerlendirildiği görülmektedir. Ancak bu süre kanunda düzenlenmiş kesin veya hak düşürücü bir süre olmayıp, her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gereken bir ölçüttür.
Makul Sürenin Aşılması Hâlinde Ne Olur?
İdarenin uzun süre kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasını açmaması, buna rağmen taşınmaza fiilen el atmaya devam etmesi hâlinde, acele kamulaştırmanın hukuki dayanağı ortadan kalkabilmektedir.
Bu durumda idarenin müdahalesi, yargı kararlarında kamulaştırmasız el atma olarak nitelendirilebilmektedir.
Taşınmaz Malikinin Hakları
İdarenin hukuka aykırı şekilde taşınmaza müdahalesi karşısında taşınmaz maliki;
- Kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan bedel (tazminat) talebinde bulunabilir,
- Mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir,
- Somut olayın özelliklerine göre faiz ve diğer yasal haklarını da talep edebilir.
Her olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, açılacak davanın hukuki niteliği ve talep kapsamı somut olaya göre belirlenmelidir.
Sonuç
Acele kamulaştırma, idareye tanınmış sınırsız bir yetki değildir. Bu usul, yalnızca kamu yararının zorunlu kıldığı istisnai durumlarda başvurulabilecek geçici bir tedbirdir. İdarenin, acele el koyma kararının ardından kamulaştırma işlemlerini makul süre içerisinde tamamlaması; mülkiyet hakkının korunması, hukuki güvenlik ilkesinin sağlanması ve hak ihlallerinin önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Acele kamulaştırma nedeniyle taşınmazına el konulan kişilerin, hak kaybına uğramamaları için sürecin hukuka uygun yürütülüp yürütülmediğini uzman bir hukukçu aracılığıyla değerlendirmeleri önem arz etmektedir.
